English
Anasayfa
 

TARİHİ ESERLER

Hakkımızda
Etkinlikler
Rodos ve İstanköy'de Yaşayan Türkler
Tarihi Eserler
Türkiye Yunanistan İlişkileri
Güncel
İletişim

MURAT REİS KÜLLİYESİ

Murat Reis Külliyesi'nde, bir cami, Murat Reis'in Türbesi, şadırvan, tekke şeyhinin, türbedarların evleri, adaya gelen dervişler ve misafirlere ait konuk evleri ile Türk büyüklerinin türbeleri bulunmaktadır.

Rodos şehrinin kuzey doğusunda yer alan Murat Reis Camii, Evkaf Başkanlığı arşivinde bulunduğu söylenen belgelere dayanılarak, 1046 (Kasım 1626)'da Ebubekir Paşa tarafından deniz kıyısında bir çeşme ile birlikte inşa edildiği ileri sürülmektedir.

Camii kapısındaki kitabeden, zamanla harap olan bu camii 1212 hicri (1797) yılında Murabıt Hasan Beyin tamir ettirdiği anlaşılmaktadır. İnşa sırasında konan yazıtı kayıptır. Tamirden sonra konan yazıtında şunlar yazılıdır.

"Murat Reis mezarı yanında bu camii yapılmış idi
Mukaddem misal Cenneti hur
Mürur vaktiyle her canibi olup viran
Harabezar idi manendi hatırı meksur
Hasan Bey İbni Murabıt o merd-i Gazinin
Hulusi paki ile oldu haliya mamur
Helal i mal ganaimle habbeten lillah
Bu resme yaptı Hüda sayini ede meşkur
Görünce tarihini Salim dedi ana tarih
Hasan Bey etti ne ala bu mabedi mamur
1212"

Bu yazıtın günümüzdeki anlamı şöyledir:

"Vaktiyle bu cami Murat Reis'in mezarı yanında Cennet gibi yaptırılmıştı. Zamanla her tarafı viran olmuştu. Öyle ki bu yıkıklığı her görenin kalbi kırılırdı. Şimdi ise Murabıt oğlu mert Gazi Hasan Beyin temiz kalbi sayesinde yeniden yaptırıldı. Allah rızası için harpte edindiği helal para ile bu hale tekrar koydu ki, Allah onun hizmetini kabul etsin. Bu eserin meydana çıktığını gören Salim ona şu tarihi düştü: hasan bey etti ne ala bu mabeti mamur 1212"

Külliye bugün itibariyle çok bakımsız, kaderine terk edilmiş bir görünümde olup, Murat Reis Camii'de 2002 yılı Ramazan ayında teravih namazı esnasında camiye gelen kolluk kuvvetlerince ibadete kapatılmıştır.

SÜLEYMANİYE CAMİİ

Süleymaniye Camii, Rodos'ta yapılan önemli Türk mimarilerinin en yenilerindendir. Aslında Rodos'un fethinden sonra Sultan Süleyman tarafından Saint Apostoli Kilisesi'nin bulunduğu yere yaptırılmıştır.

Gabriel De Mauri, bu caminin 1224/1808'de yıkılarak yeniden yaptırıldığını ifade etmektedir. Cami önünde diğer şadırvanlara benzeyen bir şadırvan vardır. Minaresi prizmatik ve iki şerefelidir. Şeriye mahkemesinde bulunan bir fotoğrafta, m,nare gövdesinin silindirik ve tek şerefeli ve tepesinin konik olduğu görülmektedir ki, buradan şimdiki minarenin sonradan yapıldığı anlaşılmaktadır. Nitekim hayatta olan canlı tanıkların ifadelerine göre, minare 1925 yılında genel bir tamir görmüştür.

Cami içi oldukça sade olup, girişte ilk göze çarpan koyu kestane rengindeki altın kakmalı minberdir. Olduk.a iyi bir ağaç işçiliği sergileyen minberin üzerinde oyma tekniği ile ayet işlenmiştir.Kenarında iki yarım sütun ve üzerinde yay şeklinde çiçekli oymalarla süslü mihrap vardır.

İbadete kapatıldıktan sonra 1987 yılında güvenlik gerekçeleriyle minaresi yıktırılmıştır.

Halen restorasyon çalışmaları sürdürülmektedir.

İBRAHİM PAŞA CAMİİ

Çarşıya yakın bir meydanda inşa edilmiş olan bu caminin, Rodos'taki camilerin en eskisi olduğu kitabesindeki yazıdan da anlaşılmaktadır.

Kitabenin tercümesi şöyledir:

" Hicaz yolu üzerinde bulunan bu yeni ve güzel cami, gazi Sultan Selim'in oğlu Sultan Süleyman tarafından inşa edilmiştir. Tanrı kendisini her türlü beladan korusun. Buraya girenler daima selamette bulunsunlar.947/1540"

Caminin iki şerefeli olan orijinal minaresi eskidiği için yıktırılmış ve 1927'de betonarme olarak tek şerefeli yeni bir minare eskisinin tabanı üzerine inşa edilmiştir. Rodos'ta halen ibadete açık tek camidir.

 

SÜLEYMANİYE MEDRESESİ

Süleymaniye Camii yanındaki bu meşhur Osmanlı İdadi Mektebi binası 1876 yılında inşa edilmiştir. Bu tarihe kadar Rodos'taki Türk çocukları, oyalanmak için mahalle mektep ve medreselere giderlerdi. 1876 yılında, adada sürgünde bulunan Ahmet Mithat Efendi, Tevfik Ziya Bey, Cemal Bey gibi kültürlü kişiler adada bir ilk, orta ve lise seviyesinde okul bulunmadığını üzülerek görmüşler, ve yerli eşrafı böyle bir okul yapmaya teşvik etmişlerdir. Adı geçen zatlar, Vakithane'de (Saat Kulesi) toplanarak "Cemiyeti İlmiye" adı altında bir dernek kurmuşlardır. Aralarında topladıkları paralarla, iki katlı olarak inşa ettirdikleri Medrese-i Süleymaniye ile ilk, orta ve lise talebelerinin ilk tedrisatlarını yapmaları sağlanmıştır. 1898'deki depremle yıkılan bina derhal tamir edilerek bugünkü görünümüyle tekrar tedrisata başlamıştır.

İlkokul müdür ve öğretmenlerinden Nifirinezade Mustafa Efendi'den sonra okul müdürlüğünü Rodos'ta Selam gazetesini de yayınlayan Mehmet Kadri Dekak yapmıştır. İtalyanların işgalinden sonra İtalyan okulu olarak hizmet veren bu bina, Yunanlıların adaya geldikleri 1947 yılından sonra, öğrencilerin %80'ini Türk çocukların oluşturması nedeniyle, bundan sonraki tedrisatı sadece Türk çocuklarının okuduğu, Türk ve Yunanlı öğretmenlerin müştereken ders verdiği bir ilk öğretim okulu olarak 1972 yılına kadar devam etmiştir. Bu tarihte tüm Türk okullarında Türkçe ve din dersleri kaldırılmış, bazı Türk öğretmenleri emekliye ayrılmış, bazıları ise, görevde gösterilerek emeklilik yaşlarının gelmesi beklenmiştir.